Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
ayaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kısacık Bir Küçücük Sera Hikayesi...

Kısacık Bir Küçücük Sera Hikayesi...


Sezon 1 - Bölüm 1 : "KüçükBahçem'in Küçük Serası" 17 Aralık 2011

"Günlerden bir gün, KüçükBahçem'deki son ürünleri de topladıktan sonra kışın bahçede ne yapsam diye düşünürken aklıma sera yapmak gelmişti" o an takvimde 17 Aralık 2011 yazmaktaydı. Oğlum "OğulMonk" ve kızım ile giriştik işe. PPRC boruları ölçtük biçtik, kestik, birleştirdik ve önclikle iskeletini hazırladık KüçükSeram'ın. Bu küçücük serayı yaparken amacımız portatif olabilmesi, kolaylıkla kurulup sökülebilmesiydi.



Nitekim o şekilde de oldu. Kesip yapıştırarak hazırladığımız borular ile iskelet parçaları oluşturuldu.  Sonrasında üzerine naylon örtüsünü de gerdik. Bayağı bayağı bir şeye benzemişti, artık KüçükBahçem'deki yerini alabilirdi.


Son kontroller kızım tarafından bizzat yapıldı.
KüçükSeram'ın KüçükBahçem'deki yeri turp ve lahanaların üstü oldu. Bununla beraber dışarıdaki saksılardaki marul, dereotu, maydonoz, çilek, çiçek gibi bitkileri de içeri koyduk.


Sezon 1 - Bölüm 2:"KüçükSeram ve turplarım; turp gibiler maşallah..." 28 Aralık 2011

KüçükSeram üzerine düşen görevi yerine getiriyordu. Dışarıdaki soğuk havaya nispeten içerisini sıcak tutarak içindekileri turpları ve lahanaları koruyordu. bu fırsatı değerlendiren turplarım da büyümeye başlamışlardı.



Sezon 1 - Bölüm 3: "Küçük Seramın Karla İmtihanı" 11 Ocak 2012

Gel zaman, git zaman derken ilk karımız yağdığında takvimde bu sefer 10 Ocak 2012 yazmaktaydı. KüçükSeram, üzerindeki kara rağmen ayaktaydı.


Sezon 1 - Bölüm 4: "Küçük Seramın Donla İmtihanı" 14 Şubat 2012

Bu sene kış biraz sert ve uzun sürdü. Yağan kar uzunca bir müddet yerden kalkmadı. Eskişehir'in meşhur ayazı da zorladı bizi. Dışarıdaki termometremiz artıya çıkmadı günlerce. Bu hava koşullarında, içerisine bir ısıtıcı koymayı akıl edemediğim KüçükSeram dimdik ayakta kalarak görevine devam etti.

En azından içindekilerin donmasına engel oldu.


Sezon 1 - Bölüm 5: "Bahar gelsin artık KüçükBahçem'e" 15 Mart 2012

Dedik ya bu sene kış biraz uzun sürdü diye, zaman geldi isyan ettik "Bitsin artık bu kış, Bahar gelsin artık KüçükBahçem'e" diye. Allah'ın işine karışılmaz ama biraz da haklılık payımız yok değildi. Günlerce hatta haftalarca hep negatifteydik. Güneş çıksa da bir türlü ısıtamıyordu bizi. Bu durumda dahi KüçükSeram görevine devam etti.




Sezon 1 - Bölüm 6: "Nihayet geldi bahar KüçükBahçem'e [2012 sezon açılışı]" 29 Mart 2012

Uzun süren kışın ardından yaşlı Dünya'mızın milyarlarca yıldır süregelen döngüsü gereği ilk baharı geldi, yerlerdeki kar eridi. Alnının ve üzerindeki karın akıyla çıktı KüçükSeram bu zorlu kış imtihanından. Seranın içindeki lahanalar bakımsızlıktan büyüyemedi ama minik turplarımın tadına bakabildik hiç olmazsa.


Artık vakti geçtiği için seranın içindeki tüm karalahana ve turpları söktüm, bir güzel temizledim. Toprağı hafiften çapalayarak havalandırdım.



Sezon 1 - Bölüm 7:"KüçükBahçem'in sonu (mu acaba?)" 2 Mayıs 2012

Derken hiç hesapta yokken çıkan ev tadilatı nedeniyle "KüçükBahçem'in sonu (mu acaba?)" diye düşünmeye başlamıştım. Tam bu noktada da KüçükSeram önemli bir görev üstlendi: KüçükBahçem'in toprağını koruma görevi. Evdeki tadilat nedeniyle KüçükBahçem'e hafriyat, harç, sıva, ve diğer yapı kimyasalları dökülürken KüçükSeram'ın blunduğu bölge korunuyordu KüçükSeram'ın sayesinde. İçindeki tohumluklarım da çimlenmeye başlamışlardı. Eğer ki bu küçücük seram olmasaydı bunlar da hafriyat altında kalacak ya da ayaklar altında kalarak zarar göreceklerdi. Seram bunlara da kol kanat gerdi fakat bu esnada üzerine düşen sıva parçaları nedeniyle kimi yerlerinden yırtıldı.

Üzerine denk gelen inşaat iskelesi nedeniyle iskeleti çöktü. İlgili yazımda da bahsettiğim gibi "Ustalar yıktı, ben her akşam yeniden kurdum seramı. Ben temizledim onlar yeniden batırdı bahçemi ama yılmadım."
Neticede tadilat işi de bitti. KüçükSeram bu testten de başarılı bir şekilde çıktı. Kendini feda etti ama içindekileri ve altındaki toprağı korudu.

Son anlarını yaşayıp son nefesini verirken bile görevine devam etti.

---oOo---

Artık bu zorlu sezonu başarıyla tamamladıktan sonra dinlenme hakkını kullanmak üzere önümüzdeki sezona, sonbaharın sonuna kadar istirahate çekildi. Üzerindeki naylon örtü yırtıldığı, sıva harcı ve yağlıboya nedeniyle kirlendiği için geri dönüşüme gönderildi fakat iskeletini oluşturan borular yeniden kullanılmak üzere söküldü.

Fotoğrafta da görüldüğü üzere, seranın iskeletini oluşturan PPRC boruların uzun olanlarına herhangi bir şey olmazken kısa ve çok eklemli parçalar genellikle eklem yerlerinden sökülmüş. Kullandığım yapıştırıcı ve hatta destek maksadıyla sürdüğüm sıcak silikon bile fayda etmemiş. Bir sonraki sene seramı yeniden kurarken buna dikkat etmek gerekecek.



Bir sonraki görevine kadar "İSTİRAHAT ET!" KüçükSeram...

.

Nihayet geldi bahar KüçükBahçem'e [2012 sezon açılışı]


Kışa girerken, sonbaharın son günlerinde KüçükBahçem'deki domatesleri, biberleri ve patlıcanları söktükten sonra bahçe boş kalmasın diye küçük bir alana turp ve lahana tohumları serpmiştim. İlk fotoğrafta sağda görüldüğü gibi bol miktarda çimlenmişlerdi. Niyetim bunları çimlendikten sonra seyrekleştirmek, şaşırtmasını yapmaktı. Kısmen de yaptım, aralardan söktüğüm fidelerden bazılarını komşulara dağıttım. Fakat sanırım KüçükBahçem'i gözümde çok büyütmüşüm ya da lahanaları çok küçük görmüşüm ki yine de düşündüğüm kadar seyrelmemiş.


Zaten çok geçmedi KüçükBahçem'e ve dolayısı ile küçük seramın üstüne kar yağdı. Kar yağdı ve uzunca bir süre de kalkmadı.


...ve nihayet artık karlar eridi, bahçem gün yüzüne çıktı. Geçtiğimiz hafta sonu güneşli ve nipeten sıcak havayı fırsat bilip KüçükBahçem'de sezonu açtım.

2012 sezonunda ilk kazmayı, ilk çapayı vurdum toprağa. Fotoğraflardan da anlaşılabileceği gibi, sera görevini yerine getirmiş. O kadar kara, ayaza, haftalarca süren Eskişehir'in sıfırın altındaki soğuğuna rağmen seranın içindeki bitkiler hayatta kalmayı başarabilmişler, dışarıda kalanların tersine. Özellikle de pepinolar anında kurumuşlar ayazı donu görünce.


Sera işe yaramış, öyle ki seranın içindeki bitki örtüsü bile değişmiş. İçeriye aldığım saksılarda yayılıcı türden olduğunu sandığım bitkiler türemişler.


Seranın içindeki cherry turpları topladım. Çok sıkışık olmasına karşın yine de bana "turp yetiştirdim" diyebilecek kadar olmuşlar. (Tek rakibim yine kendimim. Şimdi buradaki misket kadar turbu gören turp üreticileri lütfen dalga geçmesin benimle). Buna karşın lahanalardan ürün alamadım doğal olarak. Bol bol yaprak var ama meyve verememişler. Belki de ben acele ettim, hepsini söktüm gitti. Yeni sezon için, çimlendirme yapabilmek için küçük seramı temizledim. Sadece naneler kaldılar bir kenarda.



Çapalarken elime geçen toprağın ücretsiz işçileri olan solucanları zayi etmeden yeniden toprağa bıraktım, onlar bize lazım...


İşlem tamamlandıktan sonra bir iki haftalığına nadasa bırakılmış olan seramın içini görüyorsunuz aşağıdaki fotoğrafta.


Çimlendirme faaliyetlerine başlıyorum pek yakında, takipçilerime gelişmeleri yien buradan aktaracağım.
Selam ve saygılarımla, sağlıcakla kalın...

Küçük Seramın Donla İmtihanı

Takvimde 11 Ocak 2012 yazarken "Küçük Seramın Karla İmtihanı" demiştim şurada. Kar bir düştü pir düştü. Üzerinden bir aydan fazla geçmesine rağmen termometreler hala artı bir değer göstermedi. Hatta günlerce -10'larda gezdi geceleri -22'leri bile gördük biz Eskişehir'de.








Biz çok şükür sıcacık evimizde pek bir sıkıntı çekmedik ama Allah açıkta kalanların yardımcısı olsun; bir de seracıların. Benim çoook sonra geldi aklıma "yahu benim de bir seram vardı ne oldu ne bitti, dondu mu öldü mü diye bakmak".




Keşke, ayaklarımı sıcak tutsun diye almış olduğum ayak ısıtıcısını koysaydım seranın içine. Bir de zamanlayıcıya bağlardım onu ara sıra çalışır ısıtırdı içerisini.

Bir aydan fazladır sıcaklığın sıfırın üstüne çıkmamasına, KüçükBahçem'deki toprağın donarak tuğla gibi olmasına rağmen seranın içi fena görünmüyor. Elbette donanlar, soğuktan kavrulanlar olmuş ama yine de açıkta kalmalarından çok daha iyi görünüyorlar. Büyümeleri durmuş gibi ama ölmemişler sanki. Havalar ısınmaya başlayınca güçlü olanlar kendilerini toparlarlar gibi geliyor bana.

Biz kendi çapımızda küçücük bahçemizde kendi kendimize meşgale edinmiş olan basit bir bahçeciyiz. Allah geçimini tarımdan sağlayan, seracılığa büyük yatırım yapanlara kolaylıklar versin.

"Herkese donsuz geceler dilerim" ***
 Amin

Esen kalın.

*** TRT spikeri merhum Ersin İMER'in anısına... Bilen bilir; bilmeyen anlamayan da Google Abi'ye soruversin bir zahmet.


Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping