Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bokashi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bokashi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KüçükBahçem'de Dikim Hazırlıkları -Toprağı Hazırlama

KüçükBahçem'de Dikim Hazırlıkları- Toprağı Hazırlama

Bu Pazar evdeyken diğer işlere biraz ara verip de biraz vaktim olduğunda KucukBahcem'i dikime hazırlayayım istedim. Arazi çok büyük olduğu için kendi başıma halletmeyi gözüm kesmedi, OğulMonk'un iş makineleri filosunu çağırdım. Koca koca araçlar girdi bahçeye yarım saatte toprağın altını üstüne getirdiler.



Meteoroloji haberlerine göre bir kaç güne kadar yağış gelme ihtimali var. Toprak hem havalansın hem de yağışlardan sebeplensin.

Hazır araziye girmişken ev yapımı bukaşimi de toprağa karıştırdım. Bukaşiyi domates ve biberleri ekeceğim toprağa karıştırdım. Miktarı az da olsa yetişmelerine etkisi olacaktır diye umuyorum.



İşlemlerden sonra KucukBahcem'in hali...


Esen kalın...

Saksıda Bukaşi Kullanımı

Blogumun değerli okuyucuları, kış geldi diye bahçe işlerine ara vermiş değilim. Evde de çalışmalarım, araştırma ve denemelerim devam etmekte. Bunları zaman zaman sonuçlar alınmaya başladıkça burada paylaşmaya çalışacağım.

Takipçilerim hatırlayacaktır, "Bukaşi (Bokashi) Yapımı" başlıklı yapımında EM1 ve bukaşi aşılayıcıdan bahsetmiş ve bukaşi aşılayıcısının yapımını tarif etmiştim.

Hemen devamında yayınlamış olduğum "Bukaşi (Bokashi) Kullanımı" başlıklı yazımda da bukaşi aşılayıcı kullanılarak bukaşinin nasıl hazırlanacağını tarif etmiştim.

2010'un Ağustos ayında hazırlamış olduğum bukaşi aşılayıcıyı iyice kuruttuktan sonra gerektiğinde kullanmak üzere 2.5 litrelik kola şişelerine doldurdum.




Zamanı gelmişti, depodan çıkarttım bukaşi aşılayıcı dolu şişeyi.  Baktım bizim evdeki evsel atıklar hep çöpe gidiyor dayanamadım. Geçen sene litrelerce sıvı enzim yapmıştım. Bu sene de elimde bukaşi aşılayıcı olduğu için sebze, meyve atıklarından bukaşi yapayım dedim. Bukaşi hazırlamak diğerine sıvı enzim ya da kompost yapmaya göre daha kolay. Önce, çürümemiş, küflenmemiş, pişmemiş, herhangi bir kimyasal bulaşık içermeyen atıkları olabildiğince küçük küçük doğradım. Sonra bunları elimdeki kaba koydum. Bu sefer geçen seferki kocaman varilin yerine küçük bir yoğurt kabı kullandım. Haliyle varilde daha çok malzeme olacağından ve daha çok bukaşi sıvısı çıkacağından varilin en altında bir tahliye, drenaj musluğu vardı. Bu sefer yoğurt kabını delmedim. bunun yerine en altına biraz kağıt havlu ve bir sünger yerleştirdim ki sıvıyı emsin.

Sebze meyve atıklarını koyduktan sonra üstüne göz kararı bir miktar bukaşi aşılayıcı (etkin mikroorganizmaları barındıran kepek) ilave ettim. Sonra üstünü naylon poşet torba ile kapattım ve biraz da malzemeyi sıkıştırsın diye bir ağırlık koydum.Sonra da hava almayacak şekilde iyice kapattım. Bukaşi yapmanın komposta göre avantajlı tarafı da bu, havayla temas etmesi gerekmediği için evde bile yapılabilmekte. Mikroorganizmalar için gerekli oksijen diğer bir grup mikroorganizma tarafından üretilmekte. Güzel bir ortak hayat.

Zaman zaman (ama çok da sık değil) organik mutfak atıklarından ilave ederek kabı tamamen doldurdum. Her bir atık ilavesinde bir miktar daha bukaşi aşılayıcı ilave ettim, biraz karıştırdım. Bu işlemleri havayla fazla temas etmemesi için olabildiğince çabuk yaptım. Hem böyle olunca eve fazla koku yayılmasını da engellemiş oldum ki hanım bizi evden kovmasın :)


Eğer kutudaki bukaşi tahammül edilemeyecek kadar ağır çürük kokuyorsa bir şeyler ters gidiyor demektir. Ya atıkların suyunu iyice almadan ilave ediyorsunuz ya da bukaşi aşılayıcı az gelmiş demektir. Her ikisi de olabilir tabi ki. İlaveler sırasında kapağı açtıkça dibindeki suyu kabı eğerek dökebilirsiniz. Eğer musluklu bir kap kullanıyorsanız zaman zaman suyu boşaltmakta fayda var.  Hazırladığımız bukaşi doğal olarak biraz kokuyor ama biraz sirke, turşu gibi kokuyor. Öyle çok da ağır bir koku olmuyor normalde.

Bukaşimizi ürettiğimiz kabımızın tamamen dolmasından yaklaşık 20-25 gün sonra kabın içindeki malzemenin çürüdüğünü, kullanıma hazır olduğunu görebilirsiniz. Genellikle üzerinde fotoğraftaki gibi bir küf oluşumu görülür. Bu gayet normal bir durumdur, zaten bunlar da atıkların içinde üremiş, çoğalmış mikroroganizmaların ya kendisi ya da onların ürettikleridir. Ben kabı açtığımda ortaya çıkan gazın kokusundan olsa gerek benim oğlan nam-ı diğer OğulMonk "baba benim bir işim var" diye kaçtı, 5-10 dakika sonra geri geldi, uyanık velet...

 Öncelikle kullanacağım saksının dibine bir miktar toprak koydum. Bukaşiyi iyice bir karıştırıp suyunu da süzdükten sonra saksının dibindeki toprağın üstüne boca ettim. Onun da üzerine toprak ilave edip karıştırdım, bulamaç yaptım.

En üstüne de 2-3 parmak kalınlığında toprak ilavesi yaptıktan sonra biraz suladım, toprağı nemlendirdim. Yukarıdaki fotoğraftaki solda duran saksı bukaşili olan, sağdaki ise normal topraklı olan. Sağdaki saksıda 2 adet saksı tipi cherry domates bulunmakta, kendim tohumdan yetiştirdim.

Bukaşili saksımızın üstüne nemi koruması için bir poşet geçirip dinlenmeye bıraktım.

Bir 20-25 gün daha geçtikten sonra saksının üstündeki poşeti çıkardığımda, kendine yol bulan bazı mikroorganizmaların topğraın üstünde yine küf benzeri maddeyi oluşturduklarını gördüm. Bunları elimle temizledim. Pamuk gibi ya da daha çok ipek kozasının üstündeki kalitesiz ipek gibi bir şey. (Bakınız: "Sen hiç ipekböceği gördün mü?" başlıklı yazım)

Daha önce saksıda çimlendirdiğim 2 adet saksı domatesini bukaşili saksıya aktardım.

Umarım bu fideler saksıdan saksıya transfer olurken hasarlanmamıştır da tutarlar. Tutar da büyürlerse sonuçlarını yine bu blogda paylaşacağım.

Sağlıcakla kalın.

.

Bir damacana atık enzimi daha... [ 12 Ekim 2010'da güncellendi]

(7 Haziran 2010 tarihli yazım)

Hafta sonu oğulmonk ile birlikte bir damacana daha çöp enzimi, daha doğrusu atık enzimi yaptık. Çalıştığım yerde öğlen yemeklerinde hergün kilo kilo salata artıyor. Bunlar doğrudan çöpe gidiyor fakat daha önce de dediğim gibi bunlar çöp değil aslında, bir şekilde değerlendirilebilir atıklar.




19 lt'lik damacanaya tulumbadan aldığımız yaklaşık 13-14 lt suyu doldurduk. Yenmeyen 3 günlük yaklaşık 3.5 kg salatayı da oğlumla birlikte damacanaya "tıktık". Sonra üzerine 1.5 kg kadar pekmez ilave ettik. Bu sefer harnup pekmezi kullandım. Marketlerde 900 gr'lık şişede 5'tl'den satılıyor. Enzim oluşmasına katkısı olsun diye yoğun şekilde faydalı mikroorganizmalar içeren EM-1 hammademizden de çok az (10 gr kadar) ilave ettim.



Tüm malzemeyi ilave edip iyice karıştırdıktan sonra damacanayı mutfakta müsait bir yere dinlenmeye bıraktım. En az 3 ay burada bekleyecek, sonuçlarını birlikte göreceğiz.




(12 Ekim 2010'da eklenen kısım)

Yukarıdaki yazıyı yazalı yaklaşık 4 ay olmuş. 4 aydır bekleyen damacanamızı artık beklediği karanlık kuytu köşeden çıkarmanın zamanı geldi.





Fotoğrafta da görülebileceği gibi mutfak atıkları, pekmez ve su dolu bidonlarımızı, süzülmüş enzimi dolduracağımız boş bidonu, huniyi, süzeği, tası ve asistanımız oğulmonku hazırladık.


Küçük bidonda karpuz ve muz kabukları kullanarak, diğer büyük damacanada ise artmış salatalardan (domates, lahana, marul, maydonoz içeriyor) yapmış olduğum atık enzimi var.





Atıkları süzdükten sonra boş bidonlara doldurduk. Bu sefer fena olmadı herhalde. Nasıl mı anladım? Bir kere kokusu kötü değil. Sonra EM1 katkısı var, rengi de hoşuma  gitti. Asıl sonucu yani bitkilere faydalı olup olmadığını denedikten sonra anlayacağım artık. Daha önce ürettiğim enzimleri kullandığım marulların sanki biraz daha çabuk ve iri geliştiğini gözlemledim. Fakat daha doğru ve kesin sonuçlar için sanırım bir kaç deneme daha yapmam gerekecek. Unutmadan, sek enzim kullanırsanız bitki aşırı dozdan ölüyor, tecrübeyle sabit.




19 lt'lik ve 5 lt'lik damacanaları süzdükten sonra yaklaşık 15 lt enzim elde ettim. Bunları 1/100 - 1/500 oranında suyla karıştırarak kış döneminde evde yetiştirmeye çalışacağım saksı domates ve biberlerde deneyeceğim. Umarım faydalı olur. Bir miktarını da evimin önündeki bahçeyi bozduktan sonra önümüzdeki bahara hazırlık için toprağı çapalayıp havalandırırken toprağa karıştıracağım.


Esen kalın...

Patates hasatı [14 Eylül 2010]

Artık vaktinin geldiğini düşünerek dün akşam oğlumla birlikte, küçük bahçemde patatesleri ektiğim yeri kazdım yetiştirdiğim patateslerimi çıkarmak için. Aylardan beri heyecanla bekliyordum bu anı. Patatesleri ektiğim bu bölgeye önceden bukaşi dökmüştüm. Bukaşinin etkisini de görecektim bu vesile ile. Çünkü ekimi yaptığım toprak inşaat kalıntıları da içeren son derece kötü; kumlu, kireçli hatta inşaat artıkları ile dolu bir yerdi. Burayı yarım metre kadar kazıp evde yapmış olduğum bukaşiyi karıştırmış daha sonra patatesleri ekmiştim.




İlk olarak kazdığım yerdeki patatesin yaprakları iki hafta kadar önce solmuş ve sonra da ölmüştü. Kazdım kazdım ama bir şey çıkmadı buradan, bitkinin çürümüş gövdesinden başka.

Buradan bir şey çıkartamayınca yanını kazmaya devam ettim. Buradaki bitkinin yaprakları sağlam görünüyordu çünkü.

Vee nihayet patatesler göründü... Bu andan itibaren kazı çalışmalarıma bir arkeolog hassasiyetinde devam ettim.




 Bir kaç tane ufak patatesi çıkarttım topraktan.

 

Fakat fazla gelişmemişler henüz. Daha çok küçükler, hepsi toplam 45 gram geldi.

Anladım ki biraz erken davranmışım patatesleri sökmek için. Bu nedenle hemen geri kapattım üstlerini toprakla. Söktüğüm bir bitkinin kökünde gördüğüm kadarı ile benim patatesler daha yeni yeni yumru yapmaya başlamışlar. Biraz daha sabırlı olmak gerekiyor demekki. Ne bileyim, ben marketlerde yeni sezon patatesleri görmeye başlayınca, hatta fiyatları da 0.39 TL/kg'a kadar gerileyince benimkiler de olmuştur sandım. Fazla beklerse bu sefer de toprakta çürür endişesi ile sökmek istemiştim. Biraz daha bekleyeceğiz, belli oldu.

Oğulmonk'la birlikte çıkardığımız toprağı yeniden attık patateslerin üzerine.




Bu arada toprak fena görünmüyordu. Sanki bukaşinin, sonradan üstlerine döktüğüm orman toprağının ve düzenli sulamanın etkisi ile biraz kendine gelmiş gibiydi. Gözle analiz ancak bu kadar oluyor. Gerçek etkiyi görmek için biraz daha bekleyeceğim; belki de seneye tam anlamıyla kullanılabilir olacaktır bu toprak.

Sandıktaki patateslere gelince, onları da bu hafta sonu devireyim de sonucu göreyim diyordum fakat yerdekilerin henüz büyümediğini görünce biraz daha bekleme kararı aldım.

Esen kalın.

Bukaşi (Bokashi) Kullanımı

BUKAŞİ (BOKASHI) KULLANIMI

"Bukaşi (Bokashi)Yapımı" başlıklı yazımın devamıdır.

Evde hazırlamış olduğumuz bukaşi aşılayıcı ile evsel atıklarımızı çok verimli ve faydalı gübreye dönüştürebiliriz. Aslında doğa bu işi zaten bir döngü içerisinde gerçekleştirmekte. Çevrenize bir bakın, ağaçlardan dökülen yapraklar, çöpe atılmış çürümeye bırakılmış meyve ve sebzeler, kesilmiş çimler vs. bir müddet sonra toprağa karışıp gidiyor. Toprak toprağa, küller küllere… Topraktan gelen toprağa karışıyor, kural böyle yazılmış, denge meselesi. Biz bu dengeyi bozacak bir şey yapmıyoruz sadece doğanın bu işi hızlandırması için yardımcı oluyoruz. 

Bukaşi aşılayıcının içerisindeki çok çeşitli ve milyonlarca faydalı mikro organizma, evsel atıklarımızı çürüterek toprağa karıştırmak için çalışacaklar. Nasıl mı? Öncelikle evsel atıklarımızı biriktirebileceğimiz kova gibi bir kap temin etmemiz gerekir. Bu iş için piyasada özellikle de yurtdışında çok fazla hazır ürün var. Türkiye’de de bulabildiğim kadarı ile sadece “Yeşil Adım” firması bu işe el atmış durumda. Gerekli kovayı az bir çaba ve el becerisi ile kendimiz de hazırlayabiliriz. Ben öyle yaptım. İşte aşamaları:
  • Önce evimizde koyacağımız yere uygun büyüklükte bir kova alıyoruz.
  • Dibine bir musluk takmak gerekiyor. Çünkü atıkların kendisinden gelen ve çürüme sırasında ortaya çıkan bukaşi sıvısını buradan alacağız.

  •  Kovanın dibinde bukaşi sıvısının birikmesi için biraz boşluk bırakmak gerekiyor. Bu nedenle en alta bir parça izolasyon malzemesi koydum, yükselti yapması için.
  •  Kovanın dibine koyacağımız makarna süzgeci suyun dibe süzülmesini sağlayacak.
Kovamız hazırsa bukaşi yapımına hemen başlayabiliriz. Öncelikle kovanın en altına bir miktar bukaşi aşılayıcı dökelim. Daha sonra evsel atıkları üzerine dökelim. Eğer elimizde çok az atık varsa, başka bir kapta biriktirip büyük kovaya öyle aktarmak daha iyi olur. Ortalama bir evden çıkan 2-3 günlük atık kovaya bir kerede koyulacak malzemeye denk gelecektir.  Atıklar için dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle sıralayabiliriz:
  • Kesinlikle çürümemiş olmalı. Zaten bir çürüme süreci başlamışsa çok büyük ihtimalle zararlı organizmalar barındırmaktadır. Bunları keserek ya da tamamını atarak ayırmak gerekir.
  • Plastik, metal gibi parçalar içermemeli.
  • Temizlik malzemesi, ilaçlar gibi kimyasal maddeler içermemeli.
  • İnternette bukaşi yapmak için karışıma et, kemik parçaları, balık kılçığı, süt ürünlerinin artıklarının da kullanılabileceği belirtilmekte. Şahsen ben yoğurt suyu ve midye kabukları attım. Diğerlerini karıştırmadım.
Bukaşi kovasına döktüğümüz atıkların üstüne de bir miktar bukaşi aşılayıcıdan serpelim ve iyice karıştıralım. Atıkların suyunu süzmek ve hacimden kazanmak için üstten bastırarak sıkıştıralım. En üste bir tabak, kapak ya da poşet koyup üzerine ağırlık konabilir. Kovanın kapağını bir sonraki ilaveye kadar sıkıca kapatalım. 2-3 gün sonra atık ilave edeceğimiz zaman yine aynı işlemleri tekrarlayalım.







Zaman zaman dipte birikmiş bukaşi sıvısını musluk yardımıyla boşaltmak gerekir. Bu sıvıda da faydalı mikroorganizmalar ve minareler mevcuttur. 1:50 – 1:100 oranında seyrelterek bitkilere verilebilir. Elde edilen bukaşi sıvısı bir yerde depolamaya gelmez, bir an önce kullanmak gerekir. Kokusu çok ağır ve kötüyse bitkilere vermeyin, lavaboya ya da tuvalete dökebilirsiniz.  Bu sıvı lavabo fayans, tuvalet temizliğinde de rahatlıkla kullanılabilir. Genellikle hoş bir kokusu vardır. Kendi kokusunu yaydığı gibi kötü kokulara neden olan bakterileri yok ederek kötü kokuları da yok eder. Marketlere yeni yeni girmeye başlayan enzim içerikli organik temizleyicilerin de içeriğinde faydalı mikroorganizmalar ve enzimler vardır.

20-30 günün sonunda ya da daha basitçe bukaşi kovası dolduğunda artık karışımı toprağa karıştırarak kullanabiliriz. Bahçenin bir şeyler dikeceğiniz yerini, dikeceğiniz bitkinin kök uzunluğuna da bağlı olarak, 30-50 cm derinlikte kazdıktan sonra karışımı buraya dökünüz. Çukuru tekrar toprakla kapattıktan 15-20 gün sonra yetiştireceğiniz fideleri dikebilirsiniz.


Eğer bahçede değil de evdeki saksılarınızda kullanacaksanız http://www.yesiladim.com/ sitesinde tarif edildiği gibi şu şekilde de kullanabilirsiniz:
  • Saksının drenajlı yani fazla suyu atabileceği delikleri olması gerekir.
  • Saksının dibine kaliteli toprak ilave edilir.
  • Üzerine ürettiğimiz bukaşi karışımı dökülür. Toprakla beraber iyice karıştırılır. 
  • Toprakta faydalı mikroorganizmaların üreyerek çoğalması için 15-20 gün kadar beklemeye bırakılır. 
  • Saksının üzerini naylonla kapatmak iyi olur.
  • Sürenin sonunda toprak üzerinde beyaz küf oluşması gayet normaldir, bunlar faydalı mikroorganizmalardandır. 





NOT: Fotoğraflar, http://www.yesiladim.com/ adresinden alınmıştır.

Sandıktaki patateslerimin yanı sıra küçük bahçemin bir köşesinde de bukaşi karışımını toprağa karıştırdığım yerde de patateslerim var. Bu patatesleri de bukaşinin farkını görebilmek için yetiştiriyorum. Buradaki toprak inşaat atıkları ile dolu, kalitesiz  bir topraktı. Sonuçları ben de merakla bekliyorum.


Önce toprağı biraz kazdım
Bukaşiyi döktüm. 15-20 gün sonra patatesleri gömdüm.

Patates bitkilerinin son durumu.


Her şey gönlünüzce olsun, esen kalın.

KAYNAKLAR:
http://www.em-naturally-active.com/Uk/index.htm
http://www.emturkey.com/
http://www.yesiladim.com/
http://www.compostguy.com/bokashi-resource-page/
http://www.seniormonthly.net/bokashi.pdf
http://www.youtube.com/watch?v=96fSXccQx9Q
http://www.bokashi.com.au/Bokashi-Instructions.htm
http://kitchengardenfoods.com/2006/02/20/bokashi/


.

Bukaşi (Bokashi) Yapımı [08 EKİM 2010'da güncellendi]

BUKAŞİ (BOKASHI) YAPIMI  [08 EKİM 2010'da güncellendi]

(Yorumlarda da görebileceğiniz gibi, EM1 konusunda bir hayli tecrübesi olan Doğasever rumuzlu doğa sever hocamın uyarısı ile yazımda bir iki yerde düzeltme ve güncelleme yapılmıştır.)

Türkçe okunuşu ve yazılışı ile “bukaşi”, ya da literatürdeki İngilizce yazılışı ile “Bokashi” Japonca kökenli bir kelime olup “Fermente olmuş organik madde” anlamına gelmektedir. Fermantasyon başka bir deyişle mayalanma ise bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır.

Bukaşi, Japon çiftçiler tarafından, toprağın mikrobiyel çeşitliliğini artırmak ve bitkilere besin maddesi sağlamak amacıyla geleneksel olarak kullanılmaktadır. Genellikle çeşitli organik evsel atık maddeler, ormanlardan ve dağlardan toplanan ve içinde çeşitli mikroorganizmalar içeren topraklarla fermente edilerek elde edilir.


Tescilli bir ürün olan EM1 bol miktarda değişik türlerde mikroorganizma içermektedir. Firmanın Türkiye temsilcisinin sayfası ve ayrıntılı bilgi için bakınız: www.emturkey.com  Firmayla EM1’in son kullanıcısı olmanın dışında herhangi bir bağlantım yoktur, bunu not düşmek isterim. Burada EM1’in reklamını, iyi ya da kötü tanıtımını yapmak gibi bir çabam da yoktur. Ben sadece naçizane deneyimlerimi paylaşmak arzusundayım. Ne de olsa “Bilgi paylaşıldıkça artar” . Bu nedenle reklama girse de bukaşi yaparken kullandığım için EM1’den bahsetmem zaruridir.





Her neyse bu ara taksimden sonra devam edelim;   EM  "Effective Microorganisms /  Etkin Mikroorganizma" teriminin kısaltılmış şeklidir. EM temelde 5 değişik grup (Fototropik bakteriler, Laktik asit bakteriler, mayalar, Aktinomisetler ve küfler) mikroorganizmalardan oluşmaktadır ve doğadan toplanarak kendine özgü şartlarda üretilmektedir. EM kimyasal madde değildir ve kesinlikle gen değişimine uğramamıştır.  EM, Japonya'nın Okinava kentindeki Ryukyus Üniversitesi'nden Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geçen yüzyılın sonlarında geliştirilmiştir.

Prof. Dr. Teruo Higa

EM1 ile yapılan bukaşi, orman ya da dağ toprağı yerine EM ile fermente edilmiş organik maddedir.  Bu yüzden, EM Bukaşi, topraktaki etkin mikroorganizmaların artırılması için önemli bir ilave maddedir.

EM BUKAŞİ ‘NİN YARARLARI NELERDİR? (EMTurkey sayfasından alınmıştır.)

Önerilen oranlarda düzenli olarak kullanıldığında Bukaşi Organik Kompost Gübre aşağıdaki yararları sağlar:

  • Topraktaki besinleri bitkilerin alabileceği şekilde açığa çıkarır. Besinler, bitki bünyesine aldıkça yavaş yavaş açığa çıkar. Böylece, besinlerin yağmur sularına karışarak ziyan olması ve yeraltı sularını kirletmesi önlenmiş olur.
  • Topraktaki mikrobiyel aktiviteyi arttırır. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik ortamını iyileştirir.
  • Toprağın yapısını ve su tutma kapasitesini geliştirir. 
  • İçerdiği fototropik bakteriler sayesinde bitkilerin fotosentez kapasitelerini (güneş ışınlarından yararlanma oranını) arttırır.
  • Topraktaki patojenleri ve hastalıklara neden olan zararlıları bastırır. 
  • İçindeki yararlı mikroorganizmalar, topraktaki ne yararlı ne de zararlı mikroorganizmaları yararlı mikroorganizma şeklinde işlev görmeye teşvik eder.
  • Bitkinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar.
  • Besin değeri yüksek, dünya nüfusuna yetebilecek, daha az maliyetle daha çok üretilen güvenli organik gıdalar elde edilmesini sağlar.
  • İçindeki antioksidan maddeler sayesinde bitkilerin daha sağlıklı ve ürünlerin raf ömrünün daha uzun olmasını sağlar.
  • Topraktaki kimyasal madde ve pestisit kalıntılarını parçalar ve zararsız hale getirir.
Konumuz EM1’i ve faydalarını anlatmak olmadığı için, meraklısına bakınız Google diyerek biz “evde bukaşi nasıl yapılır, nerede kullanılır, kullansak ne olur  - kullanmasak ne olur” sorularına yanıt aramak üzere gerçekleştirmiş olduğum tecrübeyi siz değerli izleyicilerimle paylaşmaya çalışayım.

Öncelikle “Bokashi Starter” yani “Bukaşi Aşılayıcı” yapmak için gerekli malzemeler:
  • Yararlı mikroorganizmalar: Bunu topraktan, yoğurt suyundan vs. yerlerden doğal olarak bulabilirsiniz. Fakat bukaşinizin kalitesini arttırmak, daha iyi verim almak için EM1 kullanmanızı tavsiye ederim.
  • Pirinç ya da tahıl kepeği: Kepek mikroorganizmaların yaşayacağı ortam olacak. Japon profesörümüz, oralarda bol olduğu için pirinç kepeği kullanmış ama bizde de tahıl kepeği bol ve ucuz. Bu nedenle ben de yemcilerde satılmakta olan kalın kepekten kullandım.
  • Melas ya da Pekmez: Yine mi? Evet çünkü mikroorganizmalar ne yiyecek?
  • Sıcak su: En kolayı fakat bunun da bir püf noktası var. Şehir şebekesinden olmaz! Çünkü onda klor var, hayvancıkları öldürür. En iyisi mi siz ya doğal kaynak suyu kullanın ya da tulumbadan, kuyudan çekin. Hatta olabiliyorsa yağmur suyu kullanın.
  • Biraz da bildiğimiz basit hamur mayası. [Aşağıdaki Düzeltme 1'e bakınız]
  • Elinizin altında hazırda varsa azıcık da yoğurt suyu. Amman dikkat; ayran kültürü ile yapılmış ayran değil yoğurt beklediğinde dibinde biriken suyundan. Yoğurt köyden gelen sütle pastörize edilmeden ya da UHT’den geçmeden gelen süt ile yapılırsa çok daha iyi doğal olarak. Çünkü içindeki yararlı mikroorganizmalar ölmemiştir, herhangi bir katkı maddesi de yoktur. [Aşağıdaki Düzeltme 1'e bakınız]

Malzemeler birarada

Tüm bu malzemeleri topladık yanımıza aldık. Tabii ki bir de bu malzemeleri koyup karıştıracağımız bir kap lazım. Ben bizim oğlanın küvetini kullandım. (Amman bizim hanım görmesin…) Yere genişçe bir örtü yayalım. Malzemeleri de örtünün üzerinde hazır edelim. Oranları mı? Doğru, daha söylemedik galiba. Şöyle desek:
  • Kabaca “1:1:50” oranında “EM1: Melas: Su” olacak şekilde “15 ml EM1: 15 ml Pekmez:1 lt Su”
  • 4-5 kg buğday kepeği
  • Yarım küçük poşet hamur mayası
  • (Varsa) Biraz yoğurt suyu
[Düzeltme 1:  EM1 kullandığınızda yoğurt suyu veya hamur mayası kullanmanıza gerek yoktur çünkü EM'nin içinde zaten laktik asit bakterileri ve mayalar mevcuttur.]
    Oranlar sihirli formül değil. Biraz göz kararı biraz da eldeki malzemeye göre değişebilir.

    Pekmezin akışkanlığı fazla olmadığı için karışıma ekleyeceğimiz suyun biraz sıcak olması daha iyi olur. Pekmez sıcak suda kolayca eriyecektir. Bunları kaba koyduktan sonra bir güzel karıştırıyoruz. Melasın(Pekmezin) ve dolayısı ile EM1’in kepeğin her yerine ulaşması gerekir. Bu nedenle kuru kepek kalmamalı. Karışımın kıvamını da şu şekilde anlayabiliriz: Bir avuç kepek alıp elimizle sıktırıp bıraktığımızda topaklanmalı ama cıvık da olmamalı.

    Malzemeyi iyice karıştırdık.

    Daha sonra ise karışımı küvetten çıkarıp kapağı kolayca kapatılabilecek bir kaba aktarıyoruz. Tercihen saydam olmayan bir kap olursa daha iyi. Böyle bir kabınız yoksa sağlam koyu renkli bir torba da olabilir, çöp torbası gibi mesela. Kabın/torbanın ağzını hava almayacak şekilde sıkıca kapattıktan sonra 15-20 gün boyunca dinlenmeye bırakıyoruz. Bekleyeceği yer doğrudan gelen ışıktan uzak, serince bir yer olmalı. Bu süre zarfında faydalı mikroorganizmalar aktif hale geçerek çoğalırlar.

    Burada bukaşi aşılayıcı yapımı ile ilgili güzel bir video var: http://www.youtube.com/watch?v=96fSXccQx9Q

    Sürenin sonunda bukaşi aşılayıcı malzememiz kullanıma hazır diyebiliriz.  Hafif ekşi kokacaktır, biraz turşu gibi ya da sirke gibi. Bozulmadan uzun süre saklamak gerekecekse o zaman kurutmak daha iyi olacaktır.Müsait bir yere bukaşi aşılayıcıyı yayıp güneşli ve sıcak bir havada arada bir karıştırarak kuruttuktan sonra yine torbalara doldurarak kullanıma hazır hale gelmiş olacaktır.  Gölge ve kuru müsait bir yere bukaşi aşılayıcıyı yayıp arada bir karıştırarak kuruttuktan sonra yine torbalara doldurduktan sonra kullanıma hazır hale gelmiş olacaktır.  [Aşağıdaki Düzeltme 2'ye bakınız]



    Açık havada kurumaya bırakıyoruz. Arada bir karıştırmak gerekir.

    [Düzeltme 2: Fotoğraf güneşli bir havada kurutmayı işaret eder gibi fakat doğrusu şu şekilde olacak: "Ürettiğiniz Bukaşiyi hemen kullanmayıp saklamak istiyorsanız, güneşli havada veya güneş gören bir yerde değil, gölgede kurutmalısınız aksi takdirde, içindeki fototropik bakteriler etkilenebilir. Gölge bir yere sermekte yarar var. Kesinlikle güneş görmemeli. Ayrıca, saklarken de beyaz veya saydam plastik çuval veya kap yerine renkli olanlar tercih edilmelidir. Eğer mutlaka saydam çuval kullanacaksanız,çuvalı karanlıkta saklayınız"]

    Kurumuş ve kullanıma hazır bukaşi aşılayıcısı

    Buraya kadar anlattıklarım bukaşi aşılayıcının yapımı ile ilgiliydi. Peki, bu malzemeyi nasıl kullanacağız ve ne işimize yarayacak? O da "Bukaşi (Bokashi) Kullanımı" başlıklı yazımda, okumak için tıklayınız.

    Her şey gönlünüzce olsun, esen kalın.

    .

    Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

    Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

    Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
    -=(RaideR)=-

     
    Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping