Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
lahana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lahana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nihayet geldi bahar KüçükBahçem'e [2012 sezon açılışı]


Kışa girerken, sonbaharın son günlerinde KüçükBahçem'deki domatesleri, biberleri ve patlıcanları söktükten sonra bahçe boş kalmasın diye küçük bir alana turp ve lahana tohumları serpmiştim. İlk fotoğrafta sağda görüldüğü gibi bol miktarda çimlenmişlerdi. Niyetim bunları çimlendikten sonra seyrekleştirmek, şaşırtmasını yapmaktı. Kısmen de yaptım, aralardan söktüğüm fidelerden bazılarını komşulara dağıttım. Fakat sanırım KüçükBahçem'i gözümde çok büyütmüşüm ya da lahanaları çok küçük görmüşüm ki yine de düşündüğüm kadar seyrelmemiş.


Zaten çok geçmedi KüçükBahçem'e ve dolayısı ile küçük seramın üstüne kar yağdı. Kar yağdı ve uzunca bir süre de kalkmadı.


...ve nihayet artık karlar eridi, bahçem gün yüzüne çıktı. Geçtiğimiz hafta sonu güneşli ve nipeten sıcak havayı fırsat bilip KüçükBahçem'de sezonu açtım.

2012 sezonunda ilk kazmayı, ilk çapayı vurdum toprağa. Fotoğraflardan da anlaşılabileceği gibi, sera görevini yerine getirmiş. O kadar kara, ayaza, haftalarca süren Eskişehir'in sıfırın altındaki soğuğuna rağmen seranın içindeki bitkiler hayatta kalmayı başarabilmişler, dışarıda kalanların tersine. Özellikle de pepinolar anında kurumuşlar ayazı donu görünce.


Sera işe yaramış, öyle ki seranın içindeki bitki örtüsü bile değişmiş. İçeriye aldığım saksılarda yayılıcı türden olduğunu sandığım bitkiler türemişler.


Seranın içindeki cherry turpları topladım. Çok sıkışık olmasına karşın yine de bana "turp yetiştirdim" diyebilecek kadar olmuşlar. (Tek rakibim yine kendimim. Şimdi buradaki misket kadar turbu gören turp üreticileri lütfen dalga geçmesin benimle). Buna karşın lahanalardan ürün alamadım doğal olarak. Bol bol yaprak var ama meyve verememişler. Belki de ben acele ettim, hepsini söktüm gitti. Yeni sezon için, çimlendirme yapabilmek için küçük seramı temizledim. Sadece naneler kaldılar bir kenarda.



Çapalarken elime geçen toprağın ücretsiz işçileri olan solucanları zayi etmeden yeniden toprağa bıraktım, onlar bize lazım...


İşlem tamamlandıktan sonra bir iki haftalığına nadasa bırakılmış olan seramın içini görüyorsunuz aşağıdaki fotoğrafta.


Çimlendirme faaliyetlerine başlıyorum pek yakında, takipçilerime gelişmeleri yien buradan aktaracağım.
Selam ve saygılarımla, sağlıcakla kalın...

Küçük Seramın Donla İmtihanı

Takvimde 11 Ocak 2012 yazarken "Küçük Seramın Karla İmtihanı" demiştim şurada. Kar bir düştü pir düştü. Üzerinden bir aydan fazla geçmesine rağmen termometreler hala artı bir değer göstermedi. Hatta günlerce -10'larda gezdi geceleri -22'leri bile gördük biz Eskişehir'de.








Biz çok şükür sıcacık evimizde pek bir sıkıntı çekmedik ama Allah açıkta kalanların yardımcısı olsun; bir de seracıların. Benim çoook sonra geldi aklıma "yahu benim de bir seram vardı ne oldu ne bitti, dondu mu öldü mü diye bakmak".




Keşke, ayaklarımı sıcak tutsun diye almış olduğum ayak ısıtıcısını koysaydım seranın içine. Bir de zamanlayıcıya bağlardım onu ara sıra çalışır ısıtırdı içerisini.

Bir aydan fazladır sıcaklığın sıfırın üstüne çıkmamasına, KüçükBahçem'deki toprağın donarak tuğla gibi olmasına rağmen seranın içi fena görünmüyor. Elbette donanlar, soğuktan kavrulanlar olmuş ama yine de açıkta kalmalarından çok daha iyi görünüyorlar. Büyümeleri durmuş gibi ama ölmemişler sanki. Havalar ısınmaya başlayınca güçlü olanlar kendilerini toparlarlar gibi geliyor bana.

Biz kendi çapımızda küçücük bahçemizde kendi kendimize meşgale edinmiş olan basit bir bahçeciyiz. Allah geçimini tarımdan sağlayan, seracılığa büyük yatırım yapanlara kolaylıklar versin.

"Herkese donsuz geceler dilerim" ***
 Amin

Esen kalın.

*** TRT spikeri merhum Ersin İMER'in anısına... Bilen bilir; bilmeyen anlamayan da Google Abi'ye soruversin bir zahmet.

KüçükSeram ve turplarım; turp gibiler maşallah...


KüçükSeram ve turplarım; turp gibiler maşallah...

KüçükBahçem'deki KüçükSeram'ın açılışını yapmıştım 17 Aralık 2011'de. Daha orada sera falan yokken; biberleri, domatesleri, patlıcan, peppino ve altın çilekleri söktükten ve bahçeyi kabaca çapalayıp temizledikten sonra; KüçükBahçem boş durmasın diye birkaç avuç kara lahana ve turp tohumu serpmiştim. Turplar ve lahanalar kendilerini gösterir gibi olduğu vakit de üzerlerine serayı oturttum.

Seranın altında daha korunaklı olduğu için Eskişehir'in meşhur soğuk ayazından fazla etkilenmediler, yavaş yavaş büyüyorlar burada.

Tohumları düzenli olarak ekmeyip avuç avuç serpiştirdiğim için rasgele yerlerde çimlendiler. Arada bir bazılarını sökerek ayıklıyorum ki birbirlerinin büyümesine engel olmasınlar.

Bu fotoğrafları da çekeli bir hayli zaman oldu, şimdi biraz daha seyrekler ve biraz daha büyümüş haldeler turplarım.



Bu yazıyı yazarken aklıma geçenlerde gözüme takılan bir haber geldi: Turplar Vadisi. Günümüzde iletişim kanallarını doğru ve akıllıca kullananlar (akıllıca kullanmaya pek de gerek yok aslında Bknz. Doğuş ve saksısı) bir anda milyonlarca kişiye ulaşabiliyorlar. Bunun güzel örneklerinden birisi de, Türkiye'nin turp ihtiyacının yüzde 70'ini karşılayan Osmaniye'nin Kadirli ilçesi çiftçilerinin çekmiş olduğu "Turplar Vadisi" isimli iki bölümlük kısa video. Bu video sayesinde hem ilçelerini hem de ürünlerini büyük kitlelere tanıtmış oldular. Tebrik ediyoruz kendilerini.

Turplar Vadisi 1. Bölüm için tıklayınız-->  http://www.youtube.com/watch?v=wwHNz1fAR2c
Turplar Vadisi 2. Bölüm için tıklayınız-->  http://www.youtube.com/watch?v=uO0Vh5HmBJY

Her şey gönlünüzce olsun.

Dev Sebzeler

Yetiştirdiği 8.15 Kg'lık dev soğanı ile poz veren Pete Glazebrook isimli çiftçi, dünyanın en ağır/büyük soğanını yetiştirme rekoru ile Guinnes Rekorlar Kitabı'na girdi.



İngiltere'nin Harrogate kentinde bir asırdır düzenlenen "Harrogate Autumn Flower Show" festivalinde çiftçilerin yetiştirdiği dev sebzeler büyük ilgi çekti. Festivalde, 8.150 kiloluk soğan, 45 kiloluk kabak ve 83 santimetre uzunluğundaki salatalık sergilendi.
 Dev domates (bizim pembeler arasında da var böyleleri hatta daha büyükleri)

devamı aşağıda...



Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping